Depolama Tanklarının Risk Analizi

Anasayfa / Depolama Tanklarının Risk Analizi

Depolanan materyallerin doğası gereği, atmosferik hidrokarbon depolama tankı tesisleri, sonuç olarak insan ölümleri, çevreye ve varlıklara zarar verme risklerine yol açabilecek büyük kaza geçirme olaylarından muaf tutulmaz. Depolama tesisi için risk değerlendirmesi, potansiyel olarak tehlikeli proses ve proses dışı olayların ve bunların etkilerinin göz önüne alınmasını gerektirir. Hidrokarbon depolama tankı tesislerinde oluşabilecek potansiyel tehlikeli olaylar arasında yangın (havuz yangını, tank yüzey yangınları, jet yangınları, boil-over , orman yangınları v.b.), patlama (örn. Buhar bulutu patlaması (VCE), zehirli duman ve gaz, ikincil su ve sıvı tutma duvarlarının yıkılması ya da aşılması sonucu su veya sıvı taşmasıdepremyıldırım (kıvılcım kaynağı olarak), kasırga, ve terörist saldırısı sayılabilir.

Herhangi bir kaza, birincil bir kazanın birincil olayla eşit veya daha fazla zarara neden olan diğer ikincil kazaların sonucu olaylardan dolayı “domino etkisi” nedeniyle daha kötü sonuçlara neden olabilir. Dolayısıyla, bir depolama tankı tesisi için herhangi bir risk değerlendirmesi çalışması tüm olası domino etkilerini doğru bir şekilde hesaba katmalı ve bütüncül bir risk sonuçları sunmalıdır. Domino etkilerine proses ve proses dışı tehlikeler neden olabilir. Bu proses dışı etkiler özellikle depolama tankı tesislerinin, deprem bölgelerinde ya da kasırgaya maruz kalan bölgelerde özellikle göz önüne alınmalıdırlar ve riske önemli oranda etki ederler. 1999 Kocaeli depreminde Türkiye’deki felaketten anlaşıldığı üzere göre deprem nedeniyle depolama tanklarının yangınlardan hasar görmesi, çevre ve ekonomiye önemli zarar vermiştir.Benzer şekilde, patlama sonrasında yangının izlediği 2005’te Buncefield kazasının ardından önemli insan yaralanması, çevresel hasar ve ekonomik etki gerçekleşmiştir. Proses ve proses dışı tehlikelerden kaynaklanan domino etkilerinin gözlemlendiği diğer büyük kaza olaylarının bazıları 1982’de Tacoa, Venezualla (boil-over), 1984’te Mexico City (patlama), 2011’de Japonya’da (tsunami), 2005 yılında Murphy Oil sıvı taşması (kasırga), 2009’daki Porto Rika (yangın) ve 2016’daki Bağdat, Irak (terörist saldırısı)   felaketleri sayılabilir.

Yangın: Bir tank kazasında meydana gelebilecek olası yangın senaryoları şöyle sıralanabilir; rim seal yangınları, çatı yangını, tam yüzey (full surface) yangınları, hendek arkası havuz yangınları (dike fire), jet yangınları (boru patlaması nedeniyle, örneğin sismik bir olayda), pontoon patlaması sonucu çıkan yangınlar ve boil-over. Olası yangın senaryolarının en kötüsü tam yüzey yangınları ve boil-over yangınıdır. Tam yüzey yangın tank çatısının yüzemediği ve battığı durumda tanktaki sıvının bir kısmının veya tamamının yangına maruz kaldığında çıkan yangındır. Boil-over, tankın içinde sıvının ya da suyun, ham petrol gibi geniş bir kaynama aralığına sahip bir hidrokarbon ile karıştığında çıkan yangındır.

Patlama:Uzun süredir buhar bulutu patlamalarının tank çiftliklerinde oluşabileceği bilinmektedir. Buhar bulutu patlamaları yıkıcıdır, çünkü çıkan buharlar başka yerlere çok hızlı dağılabilir ve bir ateşleme kaynağı ile temas halinde büyük bir patlamaya ve ardından büyük bir yangına neden olabilirler.

Zehirli Duman: Yanan hidrokarbon yakıtı dumanı ve toksik gazları üretir. Bunların insan sağlığı üzerindeki sonuçları, boğulma durumundan yanıklara kadar değişebilir. Hava koşullarına bağlı olarak, yangın sırasında çıkan duman ve gazlar çeşitli tehlikelere neden olabilir. Rüzgarla yangından uzak mesafelere taşınabilir ve daha geniş bir alana zarar verebilirler.

Sismik Tehlike (Deprem): Sismik tehlike depolama tankları için en önemli doğal tehditler arasındadır. Sismik bir olay, yangın ve patlama gibi müteakip olaylara yol açabilir. Tipik atmosferik tanklar için potansiyel deprem hasarları şöyle sıralanabilir; tank duvarının burkulması (fil ayağı burkulması ve diz burkulması), tank duvarındaki kaynak kirişlerin çekme gerilmelerinden dolayı yırtılması, sloshing etkisinden dolayı tank duvarının üst kısmının burkulması.

Kasırga: Mayıs 2013’te Moore Oklahoma’da, ve 31 Mayıs 1985’de Niles, Ohio’daki kasırgalar nedeniyle hasar gören yakıt tankları olduğu bildirilmiştir. Hasar tipleri, çatıdaki kaynakların bağlantısının yetersizliği nedeniyle çatı hasarlarını, tank tabanından devrilmeyi ve kasırga nedeniyle tankın yer değiştirmesini içermektedir. Tanklar ayrıca, kasırgadan dolayı uçuşan parçaların çarpması sonucu yırtılabilir.

Sıvının Muhafaza Edilememesi (Containment Loss): Yangın, patlama ve sismik ya da tankın aşırı dolumundan kaynaklanan tank yırtılmalarına bağlı sıvı kaybı mümkündür. Bu hasar insanlara, çevreye zarar verir ve şirketlerin itibar kaybına neden olabilir. Bunun yanında mal kaybı, ve temizleme maliyetleri çok yüksek olur.

Terörist Saldırısı: Terörün hedef tercihleri üzerine yapılan çalışmalar terörist saldırılarında çoğunlukla saldırının ölümle sonuçlanmasının ve ekonomiye zarar vermesinin amaçlandığını göstermektedir. Son zamanlarda meydana gelen terörist saldırıları ve saldırı girişimleri, kimyasal ve petrokimyasal endüstrilerde, büyük miktarda tehlikeli madde içeren depolama tanklarının kamu güvenliği için önemli bir tehdit oluşturacak bir terörist hedef olabileceğini göstermiştir.